Allah ile Aldatmak: Toplumsal Bilincin Prangaları
Türkiye’nin yakın tarihindeki en büyük entelektüel sancılardan biri, dinin bir siyasi araç haline getirilmesi ve kitlelerin bu kutsal değer üzerinden manipüle edilmesidir. Merhum Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk’ün yıllar önce dile getirdiği ve bugün hala tazeliğini koruyan “Allah ile aldatmak” kavramı, sadece bir kitap başlığı değil, toplumsal bir yaranın teşhisidir.
Tarihsel Gerçeklerin Karartılması
Toplumun bir kesimi, kendisini özgürleştiren, minarelerde ezan sesinin susmasını engelleyen ve “anasının nenesinin ırzına tecavüz etmek üzere Ankara’ya kadar sokulanları” bu topraklardan kovan liderlere karşı bir soğukluk beslemektedir. Bu soğukluğun temelinde, rasyonel bir bilgi değil, sistematik bir “dezenformasyon” yatmaktadır. Yaşar Nuri Öztürk’ün vurguladığı gibi, Atatürk’e karşı duyulan bu önyargı, “Atatürk rakı içerdi” veya “Atatürk sarığı kaldırdı” gibi sığ argümanlarla beslenmektedir. Oysa gerçekler, bu argümanların çok daha ötesindedir.
Tekkelerin Kapatılması: Tarihsel Bir Zorunluluk
Videonun en çarpıcı noktalarından biri, tekkelerin kapatılması sürecine dair verilen tarihsel bilgidir. Yaygın kanının aksine, tekkelerin işlevini yitirdiğini ve kapatılması gerektiğini söyleyen ilk kişi Atatürk değildir. Tasavvufun en büyük isimlerinden Kuşadalı İbrahim, Atatürk’ten 100 yıl önce bu mekanların “meyhane ve kerhaneye döndüğünü” belirterek kapatılmalarını savunmuştur. Atatürk ise sadece bu tarihsel tescili yapmıştır. Ancak halka bu bilgi verilmemiş, onun yerine “din düşmanlığı” hikayesi pazarlanmıştır.
Siyaset Bezirganları ve Gençliğin İpotek Altına Alınması
Bu karanlık tablonun asıl sorumlusu kimdir? Öztürk’e göre bu sorunun cevabı nettir: “Son 50 yıla damga vuran iki yüzlü siyaset bezirganları.” Oy kaygısıyla tarikat şeyhlerini ve “kenar mahalle tezgahtarlarını” ürkütmemek adına gerçekleri halktan saklayan siyasetçiler, bugünkü bilgi kirliliğinin mimarlarıdır. Gençler, Allah ile korkutularak ve aldatılarak bir “aldanış kafesinin” içine hapsedilmiştir.
Bilgiyle Özgürleşmek
Türkiye’nin geleceği, bu bilgi kirliliğinden arınmak ve dini, siyasetin kirli ellerinden kurtarmaktan geçmektedir. Yaşar Nuri Öztürk’ün de belirttiği gibi, dışarıdan kotarılan ve Türkiye’ye tasallut eden bu programları bozmanın tek yolu, gerçek tarih ve gerçek İslam ile yüzleşmektir. Okuyan, sorgulayan ve “Allah ile aldatılmaya” izin vermeyen bir nesil, bu coğrafyanın en büyük teminatıdır.




